Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Neler yeni

Son İzlediğiniz Anime



Uma Musume: Cindrella Grey

Çok da ilgi çekici gibi gözükmeyen bir konseptin son derece iyi işlenmesi. "Koşmak için doğdular!"

At kızların koşması çok ilgi çekci gibi durmasa da karakterler, animasyon falan epey akıp gidiyor. Tüm karakterler gerçek hayattaki koşulardaki atları temsil ediyor. Ve animedeki tüm yarışlar birebir gerçek hayattaki gibi yazılıyor. Kazananından yarış içi hikâyelere kadar. Bu durum bir taraftan çok güzel olsa da bir taraftan da plotu sınırlıyor gibi geliyor bana.

Animasyonlar şahane, malum, infinite gacha money. :') Serinin aslı bir gacha oyunu kökenli olduğundan acımadan parayı basmışlar animasyona. Zone efektleri falan da şahane. İşte ideal efekt kullanımı budur, Toei'deki bebeler bakıp ders alsın deriz babo ok.

İlk izlediğinizde biraz garipsiyorsunuz ama içine girdikten sonra hem yarışmalar hem de slice of life kısımları çok keyifli geçiyor gerçekten. :)

76/100 diyelim.



Kaicho wa Maid Sama


Anime izlemeye yeni başlamış bir ergenken bu seriden öylesine nefret ediyordum ki. O sıralar Türk Anime'de animelerin altları forum gibiydi aynı ve aşırı aktifti. Sitedeki tüm kızlar bu animeye ve Usui'ye bayıldığından inanılmaz gıcık gidiyordum. ^^

Yıllar sonra nostalji olsun diye açıp izleyeyim dedim. Çok klasik bir shojo serisi aslında ancak çok eğlenceli, çok sıcak. Karakterler çok sevimli. Usui dünyadaki tüm konularda dahi bir süper kahraman, ergenken izlesem iyice ayar olurdum ama şu an o kadar garipsemedim. Hatta o bile sevimli geldi diyebilirim.

Bir zamanlar romance animelere başlangıç serilerinden biriyken şimdi unutuldu gitti, yeni izleyiciler arasında pek popüler değil.

İzlerken hem güzel vakit geçirtti hem de bana nostalji oldu. 73/100.
 
Bleach: Sennen Kessen-hen (2022)
Bleach: Sennen Kessen-hen - Ketsubetsu-tan (2023)
Bleach: Sennen Kessen-hen - Soukoku-tan (2024)


Artwork dışında 5 para etmez.
Yine de 4. sezonu izlerim çıktığında.
 
Lara Croft Netflix , tavsiye ederim baya iyi yapmışlar.

Record of ragnarok, forumda konusu var. Güzel ve tavsiye edilir.

Love Through a Prism; Hana Yori Dangonun mangakasının yaptığı bir eser, Netflix de izledim. Çok güzeldi, 21 bölüm sanırım romantik ve sanatsal bir yandan da …
 
Shiki

Birkaç senedir ara ara başlayıp bir türlü ilerleyemediğim bir seriydi Shiki ve sonunda geçenlerde başlayıp bir günde tamamladım. Hakkında sık sık ''değerinin bilinmemiş'' serilerden olduğunu duyuyordum ve pişman olmamak için tekrar tekrar denedim bu yüzden ama yine bir hayal kırıklığına uğradım seriyi bitirince.

Shiki gibi bir serilerle ilgili en fazla canımı sıkan şey kurgu tembelliği ve olayların hayatın doğal akışına aykırı olması prensibidir. Hele ki bu seri gerçekten kendini ciddiye alıp ''ben burada ciddi bir şeyler söylüyorum otur ve dinle'' diyorsa daha da fazla canım sıkılıyor. Eğer Kanokon gibi bir seriden bahsediyor olsaydık beynini ayakkabılıkta unutup izleyeceğin ve saçmalıklarına gülebileceğin bir seri der ve geçerdik. Fakat sen kalkıp ''işte insanlar özünde böyle cahil ve vahşidir'' gibi ağır bir topa giriyorsan bunun altını doldurmalı ve hakkını vermelisin.

Tamamen huzurlu ve kendi halindeki bir köy olan Sotoba'da genç bir kız çocuğu ormanda kendinden geçmiş halde bulunuyor. Yapılan testlerde belirtiler kansızlık üzerine çıkıyor ve haliyle iyileşmesi bekleniyor. Fakat her geçen gün daha kötüye giden Megumi toplamda 4 günün sonunda ölüyor. Otopsiye ailesi tarafından izin verilmiyor. Bu olay olduktan kısa bir süre sonra aynı belirtilerle başkaları hastaneye geliyor ve çok geçmeden hepsi de ölüp gidiyor. Takip eden günlerde de kişiler şehirden haber vermeden kaçıp gidiyor. Bir iş rutini olanlar işlerini bırakıp şehri terk ediyor ya da etmeden ölüp gidiyor. Doktor birkaç hafta sonra olayının nedeninin köye musallat olmuş bir vampir vakası olduğunu fark ediyor ve olaylara sebep olanlardan birini ifşa edip halkın önüne atıyor ve ondan sonrası da tamamen linç. Serinin son birkaç bölümü tamamen bir tarafın diğerini linç etmesi üzerine kurulu ve insanların zihninde yer eden bu insanların vahşeti teması da buradan geliyor. Peki bakalım gerçekte öyle mi?

Köyde birbiri ardına insanlar belirsiz sebeplerle ölüyor. Sadece cenazesi olanlar bazen doktora çocuğum anam niye öldü deyip cevap arıyor. Sonrasında hayat hiçbir şey ama hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor. Yalnızca endişeli bir doktor ve ekibi var . Bir de serinin ana karakteri ile meguminin iki arkadaşı az çok bir şeyler haberdarlar. Kırk yılın başı o da yaşlılıktan insanların öldüğü köyde ne bir kaos var ne bir hesap sorma gayreti. Köye postacı falan gelir diye vampirler yolu kapatıyorlar ama bu bir endişeye de sebep olmuyor. Yani ya valiliğe gidecektik nasıl gideceğiz şimdi diye bir endişe taşımıyor kimse. Vampirler her gün birini alıp götürüyor bazı ailelerin tüm fertleri ölüyor yani o derece. Fakat adamların umru değil. Köylü cahil olmasına cahil de ölümden de mi anlamıyor? Bu ne çeşit bir aptal yerine koymaktır insanı? Olayları öğrendikten sonra failleri linç eden adamlar olayların öncesinde hiçbir şekilde meselenin odağı olamıyorlar. Halbuki iş vahşete gelince birden odak onlara çeviriliyor nasıl oluyorsa. İnanılmaz ucuz bir yazarlık örneği sergilendiğini görüyoruz burada.

İşin diğer tarafında yani öldürülen kişilerin bazılarına, uyanabilen vampirlere gelelim. Ölen kişilerden bir kısmı hangi nedenle olduğu belirsiz şekilde uyanıyor vampir olarak yeniden doğuyorlar. Fakat bilinçleri gayet de yerinde. Manipüle edilmiş halde değiller. Yalnızca kan açlığı çekiyorlar. Kendilerini kimin öldürdüğünü biliyorlar. Ailelerini kimin öldürdüğünü biliyorlar. En ufak yahu bir damla intikam isteği olmaz mı kimsede? Onu geçtim üzüntü bile yok. Sanki doğal olan buymuş gibi bir hali var hepsinin. Hiçbir şey olmamış gibi ailelerinin peşine falan düşüp onları ısırıp onları da öldürüyorlar. Hesapta onlar da dirilip onların yanına gelecekmiş. E gelmeyenler de var? Yani herkes dirilmiyor sonuçta. Bir de nereye kadar devam ettireceksin bunu? Çevre köylerden yeni insanlar bulup ısırıp hayatlarına devam ediyorlar asdfghh hayır bari birbirlerini ısırdıklarını falan görseydik hani çıkmaza çözüm olurdu hiç olmazsa. Yalnızca ana karakterin arkadaşı bu konuya gönülsüz ama onu da ikna edemiyorlar. Hatta Sunako'nun karşısına çıkmaya korkuyordu. Sunako kim derseniz herhangi bir gücü ve etkisi olmayan melankolik loli vampir kişi. Kendine bile hayrı olmayan bu muhterem kalkmış köye gelmiş geceleri milletin evine girip kanlarını içip hayatta kalmaya çalışıp bir yandan da aforizma kasıyor tanrının unuttukları falan diye. Esasen korktukları kişi istisna sonucu oluşmuş bir tane kurt adam modeli eleman. Demişler ki ulan vampileri koyduk bir naneye yaradıkları yok bir tane de tekme atabilen birini koyalım da etkisi olsun. Kimse demiyor ya beyler toplanıp girelim şuna adamlar anamızı babamızı öldürüyor ne yapıyoruz biz diyen yok. Kafalar bi milyon sanki.

Şimdi benim en gıcık olduğum yere geldim. Bu vampir arkadaşlar ayrımcılığa falan uğradığını söylüyor ki haklılar. Söyledikleri şey konusunda da haklılar ayrımcılığa uğramakta da haklılar. En nihayetinde bir gece ansızın girip insanların hayatlarını çalıyorsun yani. Senin bir anomali olman sana herkesi yiyip bitirme hakkı veriyorsa bir başkasına da seni reddetme hakkı verir. Ama bu doğal durumu geçelim ve şunu soralım. Bre bin yıllık loli vampir bu kadar zaman yaşadın da hiç mi bir plan düşünmedin? Ne geçmişte ne günümüzde birlikte yaşamaya çalışmak gibi bir çaba görmedik bu neyin zırıltısı? Mesela rahibi yanına çekmişsin hatta rahip kendisi senin ayağına gelmiş. Bunu şundan dolayı yapıyoruz bize yardım et çözüm üretelim falan gibi bir şey yok. Keşke her haltı deneselerdi keşke çözüm arasalardı da ben bu yobazlara ağız dolusu sövebilseydim. Bunu yapmak yerine sığır gibi bir bir bütün köylüleri öldürmenin derdine düşmüşler. Neymiş orada yaşayacaklarmış orada kimse onlara dokunmazmış. Ee köylüler yetmeyince de gidip sağdan soldan başka adamları ısırıyorsun. Sen bayağı dünya hakimiyetine oynuyorsun yani. Bi tane zavallı doktor da karşında olsun bi zahmet. Zaten becerip o doktoru da öldüremiyorsun malum ifşalayacak olan o ya ondan.

İşin sonunda doktor milf vampiri ifşalayıp halkın önüne atıyor ve halk hatunu paramparça ediyor. Sonra da eline kazmayı küreği alan kendi çocuğu anası babası demeden herkesi katlediyor. Burada öldürmekten zevk alma durumu kısmının eleştirilmesine hak vermekle birlikte su testisi su yolunda kırılır demek de zorundayım. Yani ne bekliyordunuz? her gece insanların en değerlilerini ellerinden alacaksınız ve hihi bize kıymayın mı diyeceksiniz? Kıyarlar öyle bir kıyarlar ki köfte bile yaparlar sizden. Ama keşke bu kadar ahmakça bir senaryoyla yapmasaydılar. Keşke insanı adeta tek hücreli bir canlı gibi göstermeseydiler. Keşke vampir tarafını bu kadar kalın kafalı çizmeseydiler. Bu aptalca davranış yüzünden ne rahibin ne babasının karşı tarafa gitmesindeki motivasyonu anlayabildik. Manasız şekilde karşı tarafa geçip bir süre de orada boş boş oturdu. Eğer bir şeylerin çözümsüz olduğuna inanıyorsan keşke bana çözümsüzlüğü de göstermiş olsaydın diyorum. Fakat bunu yapmaktansa yalandan bir drama kasıp sözde ''kıymeti verilmemiş efsane seri'' ye dönüşmeyi tercih etmiş. Sözün özü bok gibi seriydi. Hak ettiği bir yer varsa ilerisi değil bundan da aşağısı olmalıdır en fazla. Sana harcadığım zaman için kafama tüküreyim.
 
Look Back'i izledim, one-shot olarak mangası iyiydi ama bir anime filmine uyarlanacak kadar malzemesi yoktu bence, çerezlik izlenebilir. Live action da çekiliyor, ona zaten bakmam.:)
 
Mushoku Tensei: Isekai Ittara Honki Dasu (Jobless Reincarnation) 2021



Ana karakter 34 yaşında, ben 33 yaşındayım.
Bu yaşta güzel oldu izlemesi, daha erken izleseydim tadı çıkmayabilirdi diye düşünüyorum.
Beğendim.
 
Korsanfan.com Her Hakkı Saklıdır. 2008-2023.
Tasarım Korsanfan V.6.0
Yukarı Çık