Uzun zamandır düşündüğüm ama yazmak için vakit bulamadığım teorimin kısa özeti;
Imunun gücününözeti;
Imu bir meyve kullanıcısı ve meyvesi zamanın dışına çıkmasını sağlıyor. Fiziksel bir gücü yok ancak zekası üst düzey bir varlık. Kendi yanına topladığı ve güç bahşettiği kişilerin hepsi normalde de güçlü insanlar çünkü zayıf insanlara bu gücü verirse kendisi daha çok zarar görecek. Zamanın dışında olması güç verdiği kişilerin kendi zamanlarındaki en güçlü anlarını ve potansiyellerini yaşıyor olması ile alakalı. Ölümsüzlük ise zamandaki o ana sürekli geri çekilebilir olması ile ilgili bir durum. Goresei ve Tanrı Şovalyeleri ölümsüz değil, acıyı hissederler hatta ölürler ancak en iyi ana tekrar yansırlar.
Lokinin gücüün özeti;
Loki ise Imunun aksine zamanın dışında değil tam ortasında bir güce sahip. Tüm zaman yansımalarını ihtimallerini yok eden iki ucu keskin bıçak bir güç. Bu sebeple o meyveyi gerçekten güçlü birinin yemesi gerekiyordu. Savaştan kaçamazsın senin için zaman orada biter akmaz ve sadece kazanan devam edebilir. Kısaca özetle Imu'nun gücünün tam antisi.
Hikaye(m);
Imu’yu mutlak bir tanrı olarak değil, zamanla kurduğu konum üzerinden ayakta kalan bir varlık olarak değerlendirmek daha tutarlıdır. Imu zamanı doğrudan kontrol etmez; zamanın üzerinde konumlanır ve bu konum sayesinde geri dönüş ve yansıma gibi mekanizmaları dışarıdan uygular. Bu sistem, güç verdiği kişilere ölümsüzlük sağlamaz; yalnızca ölüm anından kaçma imkânı sunar. Her geri dönüşün Imu üzerinde bir bedeli vardır ve son bölümlerde Imu’nun, kendisine bağlı güçlü bir figürün zarar görmesinden doğrudan etkilendiğini açıkça ifade etmesi, bu ilişkinin tek yönlü olmadığını göstermektedir. Harald’ın ölümü bu bağlamda basit bir savaş sonucu değil, Imu’nun sisteminde meydana gelen yapısal bir kırılmadır.
Loki’nin gücü bu sistemi iptal etmekten ziyade anlamsız hâle getirir. Loki zamanın üzerinde değildir; zamanın merkezindedir. Zamanı geri almak, durdurmak ya da hızlandırmak gibi klasik zamansal yetenekler yerine, zamanı tek ve kaçışı olmayan bir ana sabitler. Bu durumda Imu’nun yansıma mekanizması çalışamaz, çünkü geri dönülebilecek bir referans an artık mevcut değildir. Harald’ın tek vuruşta ölmesi, darbenin fiziksel gücünden değil, bu referansın ortadan kalkmasından kaynaklanır. Bu olayın ardından Imu’nun zarar gördüğünü belirtmesi, Harald’ın Imu’nun konakçı ağında ne kadar merkezi bir rol oynadığını da ortaya koyar.
Bu teoriye göre Imu’nun en büyük zayıflığı, zamanın içine dâhil olmak zorunda kaldığı bir senaryodur. Imu ile Loki’nin bire bir karşılaşması, Imu’yu zamanın merkezine çekecek ve onu avantajlı konumundan mahrum bırakacaktır. Konakçılar, yansımalar ve geri dönüşler bu noktada işlevsiz hâle gelir. Aziz Jaygarcia Saturn’un, Imu tarafından sessizce ortadan kaldırılması bu mekanizmanın nasıl çalıştığını daha önce göstermiştir. Aynı prensip Imu için de geçerli olacaktır; zamanın içine dâhil olduğu anda Imu, kendi kurduğu sistemin sınırlarıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Imu bence hiç bir zaman bire bir savaşmadı ve savaşmayacak Şah gibi piyonlar ve diğer taşlar kaybedildikten sonra kendiliğinden ortadan kalkacak ve Dünya Hükümeti değişecektir.