Ciddi anlamda eğlenen sadece Gabby denen ergen kızdı, o tiplemeyi fazlaca görür olduk zaten. Ebeveynler köyden kaçarken hem korkmuş hem suçluluk hissetmiş gibi gözüküyordu, sonrasında da karşılıklı husumet büyümüş yani ben köy saldırısını yadırgamadım açıkçası. Sonradan bu olayı eften püften bir şey gibi önemsizleştirmeye kalkarlarsa o zaman durum başka ama öyle bir şey olacağını sanmıyorum. FMA kalitesinde bir eser olacağını düşünmüyorum bu arada, daha başındayız ama ondaki gibi önceden etraflıca planlanmış bir kurgusu yok muhtemelen.
İlk bakışta kızın Asa isminden dolayı sabahı, aydınlığı, iyiliği; ağabey Yuru'nun da geceyi, karanlığı, kötülüğü temsil edeceği gibi bir izlenim yaratmıştı ama Hiromu Sensei böyle klişe mevzuları kullanmamayı tercih etmiş ve umarım bu şekilde devam eder.