Ağaca Dönüşen Kız - Natsuko İmamura
Gerçeklik ve fantezinin kıyısında gezinen kitap, kadınların ataerkil toplumda dışlanmasını, baskı görmesini ve görünmez kılınmasını; fiziksel veya ruhsal olarak biçim değiştirmek zorunda kalmasını konu alan 3 öyküden oluşuyor. 1. öyküde küçüklüğünden beri etrafındaki herkesi besleyip, büyütmeye çalışan ancak hor görülerek, başarısız olan Asa’yı anlatıyor. Zaman içinde Asa önce bir ağaca, ardından da ahşap yemek çubuğuna dönüşüyor. 2. ve kitabın en uzun öyküsünde, Nami isimli kızın doğuştan gelen, üzerine ne atılırsa atılsın, hepsinden kaçabilme yeteneği bulunuyor. Katıldığı oyunlarda bu sıra dışı özelliği, okuldaki arkadaşlarını ve öğretmenlerini çileden çıkarıyor, insanları onu hedef alması için daha da kışkırtıyor. Zamanla toplumdan soyutlanan Nami, bu yeteneğinden kurtulabilmek için kendine zarar vermeye başlıyor ve bu durum onu bir psikiyatri kliniğine sürüklüyor. Ne yazık ki bu hastanede tüm hayatını karartacak olan şiddet ve istismar türleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. 3. öykü ise toplumda kendine biçilen rollere ayak uyduramayan bir kadının bir kedi gibi yaşamak üzere evden kaçışını konu alıyor. Kendisi gibi kediye dönüşen bir oğlanla karşılaşıyor ancak aralarında kurulan bağ koparılıyor. Bir kediye dönüştüğünde bile kadının itaatkâr / boyun eğen rolden kaçamaması örneklendirilmeye çalışılmış ama öykü aşırı kısa olduğu için bunun pek verilebildiğini düşünmüyorum.
Okurken animelerden bazı sahneler canlandı zihnimde, öte yandan küçük de olsa birkaç rahatsız edici olay olduğunu söylemem gerek. Kitaptaki en etkileyeci öykü ikincisiydi bence. Dışlanma, yoksulluk, kimsesizlik, akıl sağlığının korunamaması gibi mevzular insanın içine işleyecek şekilde anlatılmış.
Doğrudan hiç söylenmedi ama kütüphanede kadına karşı hoşgörü gösteren genç oğlan sadece soyut olarak var olan biriydi sanırım.