Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Neler yeni

En Son Hangi Kitabı Okudunuz?

  • Konbuyu başlatan Reversi
  • Başlangıç tarihi
Kısa diye okudum.



Kitap: Ev Sahibesi - (Rusça: Хозяйка, Khozayka)
Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Kısa Yorum: Dostoyevski'nin ilk novellalarından, Öteki öyküsündeki gibi gene düş ile gerçek birbirine karışıyor. Ana karakter için Raskolnikov'un prototipi, gölgesi diyebiliriz.
 


Kitap: Pedro Páramo
Yazar: Juan Rulfo
Kısa Yorum: Düş ile gerçeğin iç içe geçtiği bir eser.

Birden ölüler çıkıp konuşmaya başlıyor; konuşan kişinin sağ mı ölü mü olduğu çoğu zaman anlaşılmıyor. Gabriel García Márquez’e de Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazarken büyük ilham kaynağı olmuş.

Yer yer ürkütücü tarafları var. O atmosferden tat almak isteyen Netflix uyarlamasını da izleyebilir.
 
Son düzenleme:
Sessizliğin Dili - Joanne Greenberg



Abel ve Janice Ryder, birbirine aşık iki genç insanın besleyebileceği tüm umutlarla ve hayallerle evlilik yaşamlarına başlarlar. Fakat çok geçmeden, sağırlıklarının işitenlere göre düzenlenmiş bir toplumla aralarında muazzam bir engel oluşturduğunu fark ederler. Tecrübesiz, cahil ve şaşkın bir halde, özürlüler okulunun haşin ortamından ayrılıp, işitenlerin duyarsız dünyasına adım atarlar. Borç ödemeyle ve yanlış anlaşılmalarla, zorluklarla dolu aşağılayıcı işlerle geçen yıllar içinde işiten bir kız evladı yetiştirirken, ortak üzüntü ve mutlulukları paylaşırken, işaret dilinin hayret verici bir vasıta olarak yaşamlarını sürdürebilmelerini, doğdukları acılı, olağandışı dünyanın kıramayacağı kadar güçlü olan sevgilerini güçlendirebilmelerini sağladığını öğrenirler. Romanda her ne kadar sağır bir çift söz konusu ise de gerçekte bu sağırlık olgusu, "normal" diyebileceğimiz durumlarda da soyut bir kavram olarak kullanılıyor. Bunun en çarpıcı anlatımı ise romanda sıkça örneklerini göreceğimiz, "Toplumun kendisine benzemeyen kişilere karşı ne kadar sağır ve bir o kadar da şiddet yüklü" olduğu konusunu işleyen bölümlerdir.

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim kitabından dolayı en sevdiğim yazarlardan biridir Greenberg. Böyle bir kitabı olduğunu yenice öğrendim, ikinci el sipariş edip okudum. Kendi ailemde sağır biri olmadı hiç ama küçükken oturduğumuz evde karşı komşumuzun benden 10 yaş kadar büyük sağır kızı vardı. Onun evlendikten sonra doğan çocuğunun işitme sorunu olmadı. Bundan dolayı çocuğun çok şanslı olduğunu düşünmüştük ama bu kitaptaki ailenin kızı Margaret'ın yaşadığı zorlu mücadeleye şahit olduktan sonra bundan o kadar emin değilim doğrusu. İşitenler ve sağırlar arasında köprü vazifesiyle geçen bir ömrün ne kadar eziyetli olabileceğini insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor. Yazar Greenberg, kendisi işaret dilini ustalıkla kullanabilen biri, eşinin mesleği dolayısıyla birçok sağır insanla uzun zaman beraber olmuş. Yanlış anlaşılma, görmezden gelinme, dolandırılma, ihmâl edilme vb. birçok problemin bu insanlara yaşattığı stresli hayatı, onların gözünden çok etkili bir şekilde aktarmayı başarmış. 1920-1960 arasındaki siyasi ve ekonomik olayların işçi sınıfından bir aileye olan etkilerine de detaylarıyla yer veriliyor bu kitapta.

Kitaptaki olaylar arasında beni çok sarsan birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum: İşitme engellilere yönelik özel eğitim veren okula gitmeden önce Abel'i bir gün yaşı geldi diye yaşadığı köyden alıp paldır küldür işitenlerin ilkokuluna, 1. sınıfta okumaya başlaması için götürüp bırakıyorlar. Onun durumunu fark eden sınıf arkadaşları ya da öğretmen ona zorbalık falan yapmıyor, buna rağmen sağır oğlanın o gün boyunca yaşadığı travma gerçekten korkunçtu.😔 Bunun haricinde sağır çiftin kızları Margaret yetişkin olduktan sonra ailesine sürpriz yapmak için televizyon satın alıyor. Annesi eve döndüğü esnada evlerine yabancı adamların girip çıktığını görünce kadıncağız için bu sürpriz tam bir faciaya dönüşüyor.
 
Ağaca Dönüşen Kız - Natsuko İmamura



Gerçeklik ve fantezinin kıyısında gezinen kitap, kadınların ataerkil toplumda dışlanmasını, baskı görmesini ve görünmez kılınmasını; fiziksel veya ruhsal olarak biçim değiştirmek zorunda kalmasını konu alan 3 öyküden oluşuyor. 1. öyküde küçüklüğünden beri etrafındaki herkesi besleyip, büyütmeye çalışan ancak hor görülerek, başarısız olan Asa’yı anlatıyor. Zaman içinde Asa önce bir ağaca, ardından da ahşap yemek çubuğuna dönüşüyor. 2. ve kitabın en uzun öyküsünde, Nami isimli kızın doğuştan gelen, üzerine ne atılırsa atılsın, hepsinden kaçabilme yeteneği bulunuyor. Katıldığı oyunlarda bu sıra dışı özelliği, okuldaki arkadaşlarını ve öğretmenlerini çileden çıkarıyor, insanları onu hedef alması için daha da kışkırtıyor. Zamanla toplumdan soyutlanan Nami, bu yeteneğinden kurtulabilmek için kendine zarar vermeye başlıyor ve bu durum onu bir psikiyatri kliniğine sürüklüyor. Ne yazık ki bu hastanede tüm hayatını karartacak olan şiddet ve istismar türleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. 3. öykü ise toplumda kendine biçilen rollere ayak uyduramayan bir kadının bir kedi gibi yaşamak üzere evden kaçışını konu alıyor. Kendisi gibi kediye dönüşen bir oğlanla karşılaşıyor ancak aralarında kurulan bağ koparılıyor. Bir kediye dönüştüğünde bile kadının itaatkâr / boyun eğen rolden kaçamaması örneklendirilmeye çalışılmış ama öykü aşırı kısa olduğu için bunun pek verilebildiğini düşünmüyorum.

Okurken animelerden bazı sahneler canlandı zihnimde, öte yandan küçük de olsa birkaç rahatsız edici olay olduğunu söylemem gerek. Kitaptaki en etkileyeci öykü ikincisiydi bence. Dışlanma, yoksulluk, kimsesizlik, akıl sağlığının korunamaması gibi mevzular insanın içine işleyecek şekilde anlatılmış. Doğrudan hiç söylenmedi ama kütüphanede kadına karşı hoşgörü gösteren genç oğlan sadece soyut olarak var olan biriydi sanırım.
 
Korsanfan.com Her Hakkı Saklıdır. 2008-2023.
Tasarım Korsanfan V.6.0
Yukarı Çık