Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Neler yeni

Şibumi - Trevanian (1979)



Yazar: Trevanian (Rodney William Whitaker)
Tür: Dram, Tarih, Macera, Gerilim, Psikoloji
Basım Yılı: 1979
Tanıtım: Nicholai Hel, dünyanın en çok aranan kiralık katillerinden biridir. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki kaos esnasında doğan Hel, çok zeki ve güzel bir Rus anneyle oldukça genç bir Alman babanın oğludur. Hel, İkinci Dünya Savaşı Generali Kişikava ile Go Oyunu Ustası Otake himayesinde “yeşil gözlü bir Japon” olarak büyümüştür. Savaştaki atom bombası saldırılarından sağ kurtulan Hel, dünyanın en kurnaz, en başarılı ve en kaliteli suikastçısı olarak kendini yetiştirmiştir. Hel bir dahi, bir mistik, bir dil ve kültür ustasıdır ve sırrı, yalnızca Şibumi olarak bilinen, zahmetsiz bir mükemmellik hâli olan nadir bir kişisel mükemmelliğe ulaşma kararlılığıdır.

Şimdi, seçkin metresiyle birlikte Bask sınırları içindeki izole bir dağ kalesinde emeklilik günlerinin keyfini çıkaran Hel, kapısına yardım ve sığınak arayan güzel bir genç yabancı geldiğinde, istemeden de olsa geride bırakmaya çalıştığı hayata geri döner. Kısa süre sonra Hel'in en sinsi düşmanı tarafından takip edildiği anlaşılır: Uluslararası casusluğun devasa bir kolu olan ve yalnızca Ana Şirket olarak bilinen kuruluş. Savaş hatları çizilir: Bir yanda acımasız güç ve yolsuzluk, diğer yanda ise... Şibumi...

“Şibumi”

Bilgiden çok anlayış demek.
İfade dolu bir sessizlik demek.
Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek.
Anlatılamayacak bir niteliği tarif etme çabası: Şibumi; sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır.
O kadar doğru bir sözdür ki, cesaretle söylenmesine gerek yoktur.
Sanatta Şibumi, zarif bir basitliği ifade eder. Buna “Sabi” denir. Felsefede kendini “Wabi” olarak gösterir. Büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir.
Bir insanın kişiliği ise hâkimiyet peşinde olmayan otorite olarak ifade edilebilir.
İnsan Şibumi’yi elde edemez. Ancak onu… Keşfeder.
Bunu yapabilen pek az sayıda üstün nitelikli insan vardır.
İnsanın Şibumi’ye erişebilmesi için bilgilerinden geçerek basitliğe erişmesi gerekmektedir.


Görüşlerim: Bu romanla ilgili söylemek istediğim çok şey var, neresinden başlayıp neresinde noktalamam gerektiğine karar veremiyorum. Kitabın başları sıradan bir James Bond filmi izliyormuş gibi hissettirmişti ama sonra ana karakter Hel’in Şangay’daki doğumu ve sonrasındaki gelişmeler, kitabın basit bir casusluk romanı olmadığını gösterdi. Romanda en sevdiğim kısımlar, Hel’in Japonya’da büyürken ve kişiliği gelişirken başından geçen olaylar (yeteneklerini keşfetmesi ve Şibumi ile tanışması) ve emeklilik günlerinde Bask’taki malikânesinde yaşarken en yakın arkadaşıyla atıldıkları mağaracılık maceraları oldu. Bu romanı okuyana kadar İspanya ve Fransa arasında Bask Bölgesi diye özerk bir yer olduğunu bilmiyordum açıkçası. Genel olarak yazarın birçok ülkeyi ve bu ülkelerde yaşayan insanların eğilimlerini iyi gözlemlediğini söyleyebilirim, bazı çıkarımları cidden çok isabetli olmuş. Buna karşılık tarihi olayları anlatırken gerçek tarihe sadık kaldığı birçok vaka olsa da bu konuda pek objektif davrandığını söyleyemem, özellikle Japonlar söz konusu olduğunda fazlasıyla hoşgörülü bir tutum sergilemiş bence. Yazarın kitap boyunca aşağıladığı milletlerin başında Araplar, Amerikalılar ve Fransızlar geliyor. (O kısımları okurken çok keyif aldığımı itiraf edeyim.🙈) Bununla birlikte içerik tamamen kurgu olsa bile çeşitli ülkelerin istihbarat servisleriyle ilgili yazdığı birçok şey var. Bu mevzu, esasen Amerikalı olan yazarın ömrünü çoğu zaman saklanarak geçirmesinde büyük rol oynamış anladığım kadarıyla.

Bu kitaba dışarıdan bakınca mistisizmle ilgili çok sıkıcı bir kitap olabileceğini düşünmüştüm ama öyle değil gerçekten. Ana karakter Hel, her ne kadar kusursuz bir adammış gibi anlatılsa da her insan gibi korkuları, zaafları, hataları olabilen biri aslında. Küçük yaşlardan itibaren Şibumi’yi benimseyip hayatını “sadelik, saygınlık ve sessizlik” içinde sürdürmesinden ötürü kolaylıkla bağ kurulabilecek bir karakter bence, okurlara birçok yönden ilham kaynağı da olabilir. Kendi adıma konuşmak gerekirse yabancı dil öğrenmenin önemini bu kitapla birlikte bir kere daha anladım. Romandaki karakterlerin sadece mağara tırmanma maceralarında bile deneyimledikleri çok hoş detaylar vardı. Tarihle harmanlanan macera türünde bir roman okumak isterseniz bu kitaba bir şans verebilirsiniz.:)

E Yayınları’ndaki çeviri gayet güzeldi bu arada, birkaç kelime yazılırken “-nın, -nin” gibi ekler eksik kalmış sadece, onun dışında harikaydı. Çevrilen cümlelerin gerçek anlamından saptırılmadan dilimize yerleşmiş deyimlerle desteklenmesini her zaman takdir ediyorum zaten.👍 Çok riskli ve tehlikeli bir işe girişilirken “ya herrü ya merrü” diye yazılması bayağı hoşuma gitmişti örnek vermek gerekirse.
 
Listemde var ama kim bilir ne zaman okurum.:bilmem:

Erifu, Bask bölgesini nasıl yeni duyarsın?

Türkiye’deki Hdp/pkklılar ile de çok içli dışlılar ve yardım ediyorlar. İspanya'nın bunların içinden geçmesini isterim. Hatta bir ara orada sözde sürgündeki kürdistan meclisi diye oturum yapmalarına izin vermişlerdi diye hatırlıyorum.
 
Listemde var ama kim bilir ne zaman okurum.:bilmem:

Erifu, Bask bölgesini nasıl yeni duyarsın?

Türkiye’deki Hdp/pkklılar ile de çok içli dışlılar ve yardım ediyorlar. İspanya'nın bunların içinden geçmesini isterim. Hatta bir ara orada sözde sürgündeki kürdistan meclisi diye oturum yapmalarına izin vermişlerdi diye hatırlıyorum.
Yok ya hiç bilmiyordum, üzgünüm.😔 Okurken Bask halkından ve dilinden bahsedildiği zamanlarda açıp bu ırkın bilgilerine baktım ama bu dediğin habere hiç denk gelmemiştim açıkçası. Gündemi koyu takip etmediğim için de olabilir, bahsettiğin olayları araştırayım. Ana karaktere babalık yapan Japon General var, ileride hayatını kurtaracağını düşünerek çocuğa yabancı dil öğrenmesini çok tembihliyor, oğlan yıllar içinde bulunduğu ortamlar sayesinde 7 dilde ustalaşıyor. 6 tanesini kendi isteğiyle öğrenirken Baskçayı zorunda kaldığı için öğreniyor. İlginç, hoş tasarlanmış bir olay örgüsü var ya bir oturuşta okutacak kadar akıcı olduğunu iddia etmiyorum, sevmediğin tarafları da olabilir ama ayırdığın zamana değecek bir kitap olur bence.
 
Korsanfan.com Her Hakkı Saklıdır. 2008-2023.
Tasarım Korsanfan V.6.0
Yukarı Çık