Merhabalar değerli forum üyeleri;
2017’de giriş yapılacak olan iki “arc” tan biri olan “Reverie” üzerine bir inceleme yazısı yazmak istedim. Önemli noktalara değinebilmeyi umuyorum.
One Piece evreninde bilinen politik denklemler yaşadığımız dünya ile bir hayli benzerlik göstermektedir. Şöyle ki 1. ve 2. Dünya Savaşları öncesinde dünyadaki ülkeler monarşi ile yönetilen büyük imparatorluklar şeklindeydi. Sanayi devrimi ile birlikte gelen hızlı tüketim ve sermaye yeni yollar aramak üzere oldukça hırçınlaştı. Teknolojinin ilerlemesi ile beraber gelen ulaştırma ve haberleşme gibi önemli alanlar hiçbir komplo teorisyeninin öngöremeyeceği ölçüde büyümüştür. Öyle ki; tüccarlar halkına esrar içmeyi yasaklatan Çin’i İngiliz donanmaları ile bombalatıp işgal etmişlerdir. Yine Osmanlı İmparatorluğu’nda topraklarında demiryolu hattı açılışında bir İngiliz yetkili; “Eğer bu demiryolunun yapılmasına izin verilmeyecek olsaydı savaşarak dahi bunu yaptırırdık.” Diyebilecek bir özgüvene sahiplerdi. Tabi burada verilen örnekler sadece İngiltere merkezli olarak sınırlandırılamaz. Avrupa’nın birçok ülkesi bu pastadan pay almak adına türlü yarışlara girmiştir.
Gelgelelim bu sömürü yarışı ileri zamanlarda Dünya Savaşlarına sebep olmuş, halkların bir arada sorunsuz yaşayabildiği bölgelerde ciddi problemler oluşmuş ve her ülkenin mazisinde kara lekeler olan tehcirler, katliamlar fazlasıyla yaşanmıştır. Yaşanan bu savaşlar sırasında kendi iç savaşından kalan silah stoklarını Avrupa’ya satan ABD savaşın kazananı olmuş ve İngiliz tahakkümü yerine ABD tahakkümünü kurmuştur.
Büyük savaşların akabinde Birleşmiş Milletler kurulmuş olup bugün karar alma mekanizmaları 5 ülke arasında dağıtılmıştır.
Şimdi mevcut Dünya ile One Piece dünyası arasındaki benzerliklere bakacak olursak;
-Birleşmiş Milletler; Dünya Hükümeti…
-Gorosei; 5 vetocu ülke: ABD, FRANSA, ÇİN, İNGİLTERE, RUSYA. Ama “Gorosei” içerisinde beni en çok şaşırtan şey Gandhi’ye benzeyen üyenin en acımasız ve en savaşçı görünümü vermesi. Çoğunuzun bileceği üzere Gandhi devrimde kan dökmemiş, eşine az rastlanır barışçıl bir insandır. Fakat Hindistan’ın eski İngiliz sömürgesi olması bende o adamın İngiltere’yi sembolize edebileceği algısını oluşturuyor. Gorbaçov’a benzeyen adam Rusya’yı temsil ediyor olabilir.
-Tenriyubitolar: Bu adamların Dünya’nın ekonomik gücünü elinde bulunduran Rockfeller, Rotschild gibi aileler olabileceğini düşünüyorum. Bu ailelerin ve Avrupa kraliyet ailelerinin genç kız ve erkeklerinin tanışabilmesi için düzenli aralıklarla balolar yapılmaktadır. Bu baloların amacı asil kanı sürdürüp güçlü insanların kendi soylarını devam ettirebilme istekleridir. Hali hazırda bu aileler paranın gücü ile her ülkede kendilerine asalet nişanları alıp; şövalyelik ve sir’lük gibi bir takım ünvanlara sahip olmuşlardır. One piece evreninde ise; “D hanedanının” gerçek asaletini zapt u rapt etmiş olan Tenriyubitolar dışarıdan evlilik yapsalar(daha ziyade köle veya cariye) dahi onlardan soylarını devam ettirebileceklerini sanmıyorum. Türkiye’de bile zengin aileler asaleten düşük insanlardan doğan çocukları kabul etmemektedirler.
One Piece evreninde bu denklemin antitezi olarak birkaç etken göze çarpmaktadır. Otorite tanımayan korsanlar, dünya hükümetine bağlı olmayan ülkeler ve en önemlileri olan Devrimciler. Ayrıca Schibukailer de Dünya hükümetinin anlaşmalı olduğu terörist guruplar neviinden göze çarpmaktadır.
Dünya üzerinde her zaman kendilerini mevcut düzene adapte etmeye ve kabul ettirmeye çalışan bazı gruplar var olmuşlar. Sosyalistler, agnostikler, bazı ülkelerde dini hürriyetleri kısıtlanmış dindarlar, LGBTi’ciler…
Bartolomeo Kuma’nın elinde İncil taşıması, Kamabakka Kralı’nın devrimci komutanı olması, Sabo gibi aristokrat olduğu halde devrim safına katılan Che’ tarzında bir adamın varlığı, herhangi birine benzetemediğim Dragon ve benzeri birçok noktada hak arayanların bir çatı altında toplanmışlar ve One Piece ‘de kurulu olan düzene çomak sokmaya çalışmaktalar.
Hükümet ise Edward Wevill, Kaido gibi kontrolsüz katliam yapan korsanları kendi düzenini sarsabilecek olan fakat cinayet işlememiş olan Devrimcilere göre daha az tehlikeli bulmaktadır. Bildiğiniz gibi mevcut devletlerin çoğu düzenlerini koruyabilmek adına terörist dedikleri oluşumları kurar, kullanır ve onları yok edeceğiz bahanesi ile haritaları yeniden şekillendirmektedirler.
Yukarıda anlattığım bazı paralelliklerin akabinde “Reverie” hakkındaki beklentilerimden de biraz bahsedeceğim.
-Dragon’un toplantı esnasında çok büyük bir hamle yapacağını düşünüyorum. Bu Fisher Tiger gibi bir baskın olabilir. Yahut X-Man 2 filminde ABD başkanının karşısına çıkan grup gibi havalı bir manifesto olabilir.
-Dragon’un ödülünün açıklanma ihtimali bana göre sıfır.
-Karasakal ve Cipher Pol Aigis 0’nun yaptıklarına bir misilleme gelebilir.
-Toplantı sırasında kayıp çağ soruları hükümet yetkililerini fazlasıyla terletebilir.
-Hasır şapkaların faaliyetleri konusunda tartışmalar ve fikir ayrılıkları olabilir. Özellikle bazı forumlarda Viola’nın görü yeteneği ile Mariojeis’taki tehlikeli sırrı öğrenebileceği sıkça bahsedilen konular arasında. Çünkü Doffy, Law savaşı sırasında konuşulanları duyup doğruluğunu teyit etmek isteyebilir.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, ekleme yapmak ve tartışmak isteyenlerin fikirlerini duymak isterim. Okuyanlara şimdiden teşekkürler ve yazım hatalarıma bolca müsamahalar...
2017’de giriş yapılacak olan iki “arc” tan biri olan “Reverie” üzerine bir inceleme yazısı yazmak istedim. Önemli noktalara değinebilmeyi umuyorum.
One Piece evreninde bilinen politik denklemler yaşadığımız dünya ile bir hayli benzerlik göstermektedir. Şöyle ki 1. ve 2. Dünya Savaşları öncesinde dünyadaki ülkeler monarşi ile yönetilen büyük imparatorluklar şeklindeydi. Sanayi devrimi ile birlikte gelen hızlı tüketim ve sermaye yeni yollar aramak üzere oldukça hırçınlaştı. Teknolojinin ilerlemesi ile beraber gelen ulaştırma ve haberleşme gibi önemli alanlar hiçbir komplo teorisyeninin öngöremeyeceği ölçüde büyümüştür. Öyle ki; tüccarlar halkına esrar içmeyi yasaklatan Çin’i İngiliz donanmaları ile bombalatıp işgal etmişlerdir. Yine Osmanlı İmparatorluğu’nda topraklarında demiryolu hattı açılışında bir İngiliz yetkili; “Eğer bu demiryolunun yapılmasına izin verilmeyecek olsaydı savaşarak dahi bunu yaptırırdık.” Diyebilecek bir özgüvene sahiplerdi. Tabi burada verilen örnekler sadece İngiltere merkezli olarak sınırlandırılamaz. Avrupa’nın birçok ülkesi bu pastadan pay almak adına türlü yarışlara girmiştir.
Gelgelelim bu sömürü yarışı ileri zamanlarda Dünya Savaşlarına sebep olmuş, halkların bir arada sorunsuz yaşayabildiği bölgelerde ciddi problemler oluşmuş ve her ülkenin mazisinde kara lekeler olan tehcirler, katliamlar fazlasıyla yaşanmıştır. Yaşanan bu savaşlar sırasında kendi iç savaşından kalan silah stoklarını Avrupa’ya satan ABD savaşın kazananı olmuş ve İngiliz tahakkümü yerine ABD tahakkümünü kurmuştur.
Büyük savaşların akabinde Birleşmiş Milletler kurulmuş olup bugün karar alma mekanizmaları 5 ülke arasında dağıtılmıştır.
Şimdi mevcut Dünya ile One Piece dünyası arasındaki benzerliklere bakacak olursak;
-Birleşmiş Milletler; Dünya Hükümeti…
-Gorosei; 5 vetocu ülke: ABD, FRANSA, ÇİN, İNGİLTERE, RUSYA. Ama “Gorosei” içerisinde beni en çok şaşırtan şey Gandhi’ye benzeyen üyenin en acımasız ve en savaşçı görünümü vermesi. Çoğunuzun bileceği üzere Gandhi devrimde kan dökmemiş, eşine az rastlanır barışçıl bir insandır. Fakat Hindistan’ın eski İngiliz sömürgesi olması bende o adamın İngiltere’yi sembolize edebileceği algısını oluşturuyor. Gorbaçov’a benzeyen adam Rusya’yı temsil ediyor olabilir.
-Tenriyubitolar: Bu adamların Dünya’nın ekonomik gücünü elinde bulunduran Rockfeller, Rotschild gibi aileler olabileceğini düşünüyorum. Bu ailelerin ve Avrupa kraliyet ailelerinin genç kız ve erkeklerinin tanışabilmesi için düzenli aralıklarla balolar yapılmaktadır. Bu baloların amacı asil kanı sürdürüp güçlü insanların kendi soylarını devam ettirebilme istekleridir. Hali hazırda bu aileler paranın gücü ile her ülkede kendilerine asalet nişanları alıp; şövalyelik ve sir’lük gibi bir takım ünvanlara sahip olmuşlardır. One piece evreninde ise; “D hanedanının” gerçek asaletini zapt u rapt etmiş olan Tenriyubitolar dışarıdan evlilik yapsalar(daha ziyade köle veya cariye) dahi onlardan soylarını devam ettirebileceklerini sanmıyorum. Türkiye’de bile zengin aileler asaleten düşük insanlardan doğan çocukları kabul etmemektedirler.
One Piece evreninde bu denklemin antitezi olarak birkaç etken göze çarpmaktadır. Otorite tanımayan korsanlar, dünya hükümetine bağlı olmayan ülkeler ve en önemlileri olan Devrimciler. Ayrıca Schibukailer de Dünya hükümetinin anlaşmalı olduğu terörist guruplar neviinden göze çarpmaktadır.
Dünya üzerinde her zaman kendilerini mevcut düzene adapte etmeye ve kabul ettirmeye çalışan bazı gruplar var olmuşlar. Sosyalistler, agnostikler, bazı ülkelerde dini hürriyetleri kısıtlanmış dindarlar, LGBTi’ciler…
Bartolomeo Kuma’nın elinde İncil taşıması, Kamabakka Kralı’nın devrimci komutanı olması, Sabo gibi aristokrat olduğu halde devrim safına katılan Che’ tarzında bir adamın varlığı, herhangi birine benzetemediğim Dragon ve benzeri birçok noktada hak arayanların bir çatı altında toplanmışlar ve One Piece ‘de kurulu olan düzene çomak sokmaya çalışmaktalar.
Hükümet ise Edward Wevill, Kaido gibi kontrolsüz katliam yapan korsanları kendi düzenini sarsabilecek olan fakat cinayet işlememiş olan Devrimcilere göre daha az tehlikeli bulmaktadır. Bildiğiniz gibi mevcut devletlerin çoğu düzenlerini koruyabilmek adına terörist dedikleri oluşumları kurar, kullanır ve onları yok edeceğiz bahanesi ile haritaları yeniden şekillendirmektedirler.
Yukarıda anlattığım bazı paralelliklerin akabinde “Reverie” hakkındaki beklentilerimden de biraz bahsedeceğim.
-Dragon’un toplantı esnasında çok büyük bir hamle yapacağını düşünüyorum. Bu Fisher Tiger gibi bir baskın olabilir. Yahut X-Man 2 filminde ABD başkanının karşısına çıkan grup gibi havalı bir manifesto olabilir.
-Dragon’un ödülünün açıklanma ihtimali bana göre sıfır.
-Karasakal ve Cipher Pol Aigis 0’nun yaptıklarına bir misilleme gelebilir.
-Toplantı sırasında kayıp çağ soruları hükümet yetkililerini fazlasıyla terletebilir.
-Hasır şapkaların faaliyetleri konusunda tartışmalar ve fikir ayrılıkları olabilir. Özellikle bazı forumlarda Viola’nın görü yeteneği ile Mariojeis’taki tehlikeli sırrı öğrenebileceği sıkça bahsedilen konular arasında. Çünkü Doffy, Law savaşı sırasında konuşulanları duyup doğruluğunu teyit etmek isteyebilir.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, ekleme yapmak ve tartışmak isteyenlerin fikirlerini duymak isterim. Okuyanlara şimdiden teşekkürler ve yazım hatalarıma bolca müsamahalar...
