Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Korsanfan.Com - One Piece Türkiye
Neler yeni

Darién Geçidi


Darién Geçidi (İspanyolca: Tapón del Darién), Kolombiya ve Panama arasındaki uluslararası sınırda yer alan, ıssız, yolu olmayan ve tehlikeli bir bölgedir. Bölgenin büyük kısmını yağmur ormanları oluşturur. Güney Panama'nın Darién Eyaleti ve Kolombiya'nın Chocó Bölgesi'nin kuzey kesimi boyunca uzanan bu bölge, Kuzey Amerika ve Güney Amerika arasında doğal bir tampon görevi görür. Bölge geniş bir havzadan, yoğun yağmur ormanlarından ve dağlardan oluşur. Issızlığı, zorlu arazisi ve acımasız doğasıyla bilinir ve dünyanın en tehlikeli bölgelerinden biri olarak kabul edilir. Kuzey Amerika ve Güney Amerika arasındaki tek geçiş olan Darién Geçidi, tarihsel olarak hem insanlar hem de vahşi yaşam için önemli bir geçiş yolu olmuştur.

Darién Geçidi'nin coğrafyası oldukça çeşitlidir. Kolombiya tarafında en az 80 kilometre genişliğinde düz bir bataklık oluşturan Atrato Nehri deltası vardır. Atrato'ya doğru akan Tanela Nehri, 16. yüzyılda Avrupalı fatihler tarafından Darién olarak adlandırılmıştır. Serranía del Baudó sıradağları, Kolombiya'nın Pasifik kıyısı boyunca uzanır ve Panama'ya kadar ulaşır. Panama tarafında ise, Kolombiya tarafının tam tersine Serranía del Darién'deki en yüksek zirve olan Cerro Tacarcuna'nın 1845 metre yüksekliğine kadar uzanan bir yağmur ormanı bulunur. Darién Geçidi'nde bölgenin yerlileri olan Embera-Wounaan ve Guna halkları yaşar. 1995 yılında beş kabileden oluşan nüfusun 8000 kişi olduğu rapor edilmiştir. Bölgedeki tek büyük yerleşim yeri, yaklaşık 4200 kişinin yaşadığı Darién Eyaleti'nin başkenti La Palma'dır. Bunun dışında Panama tarafında bulunan Yaviza ve El Real de Santa María'da da insan yoğunluğu vardır.

Darién Geçidi izole konumu ve zorlu coğrafyası nedeniyle neredeyse hiç gelişmemiştir. Ekonomik faaliyetlerin çoğunu küçük ölçekli tarım, büyükbaş hayvancılık ve kerestecilik oluşturur. Bölgede insan ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan çok sayıda suç örgütü vardır. Darién Geçidi boyunca ilkel bir yol bile bulunmamaktadır. Bu bölge Pan-Amerikan Otoyolu'nun kesintiye uğradığı tek yerdir. Yol, Panama'daki Yaviza'da kesilir ve yaklaşık 106 kilometre uzaklıktaki Kolombiya'daki Turbo'da yeniden başlar. Bölgede çok uzun zamandır altyapı geliştirme çalışmaları yapılmak istendiyse de lojistik zorluklar, maliyetler ve çevresel kaygılar nedeniyle başarılı olunamamıştır. Özellikle 1970'ler ve 1990'lardaki büyük girişimler hüsranla sonuçlanmıştır. Günümüzde geçitten geçecek bir yol inşa etme konusunda aktif bir plan bulunmamaktadır, ancak feribot hizmetinin yeniden başlatılması ve demiryolu bağlantısı inşa edilmesi hususunda tartışmalar sürmektedir.

Tüm bu nedenlerden ötürü Darién Geçidi'nden genellikle küçük tekneler veya kano gibi geleneksel su araçlarıyla geçilir. Su yoluyla gidiş mümkün değilse, yürümekten başka bir seçenek yoktur. Ancak geçidi yürüyerek geçmeye çalışmak yorucu ve tehlikeli kabul edilir. Vahşi yaşamın acımasızlığı, tropikal hastalıklara yakalanma riski ve sık sık yağan şiddetli yağmurlar nedeniyle oluşan ani seller gibi doğal tehditlerin yanı sıra, bölgede kolluk kuvvetleri ya da herhangi bir acil durum tesisi yoktur. O nedenle bölgede şiddet suçları yaygındır ve küçük yaralanmalar bile ölümle sonuçlanabilmektedir.

Tehlikeli koşullarına rağmen, başta Haitililer ve Venezuelalılar olmak üzere yüz binlerce göçmen 2010'lardan beridir Darién Geçidi'ni aktif olarak kullanmaktadır. Bu nedenle bu bölge dünyanın en yoğun göç yollarından biri haline gelmiştir. 2022'de bölgeden 250.000 geçiş gerçekleşmiştir. Bu sayı 2019'da sadece 24.000'di. 2023'te ise 520.000'den fazla kişi geçitten geçmiş ve bir önceki yılı ikiye katlamıştır.

Pan-Amerikan Otoyolu

Pan-Amerikan Otoyolu, Kuzey, Orta ve Güney Amerika'nın tamamından kuzey-güney yönünde geçen yaklaşık 30.000 kilometre uzunluğunda bir yoldur. Yol sadece Darién Geçidi'de kesintiye uğrar. Güney Amerika tarafında Kolombiya'daki Turbo'da biter. Panama tarafında ise, uzun yıllar boyunca Chepo'da olan yol bitiş noktası, 2010 yılından beridir Yaviza kasabasındadır.

Yerli halk, çevre örgütleri ve hükümetler de dahil olmak üzere birçok insan ve farklı grup, Pan-Amerikan Otoyolu'nun Darién bölümünün tamamlanmasına karşı çıkmıştır. Bunun nedenleri arasında yağmur ormanlarının kesilmemesi, tropikal hastalıkların yayılmasının önlenmesi, bölgedeki yerli halkların geçim kaynaklarının korunması, uyuşturucu kaçakçılığı ve buna bağlı şiddetin engellenmesi ve şap hastalığının Kuzey Amerika'ya girmesinin önüne geçilmesi yer almaktadır. Otoyolun Yaviza'ya kadar uzatılması bile on yıl içinde otoyol güzergahı boyunca ciddi derecede ormansızlaşmaya yol açmıştır.

On yıllarca süren çabalarla Pan-Amerikan Otoyolu'ndaki bu tek boşluk doldurulmaya çalışılmıştır. İlk planlama 1971 yılında Amerikan fonlarının yardımıyla başlamış, ancak 1974 yılında birçok çevrecinin buna karşı çıkması nedeniyle plan iptal edilmiştir. ABD yardımı şap hastalığının yayılmasını önlemek amacıyla 1978 yılında konuya el atan ABD Tarım Bakanlığı tarafından daha da engellenmiştir. Boşluğun doldurulması için 1992'de bir girişim daha başlatılmış, ancak 1994 yılında Birleşmiş Milletler'e bağlı olan bir kuruluş, yolun ve sonrasında yapılacak geliştirmelerin geniş çaplı çevresel hasara neden olacağını raporlayınca bu girişim de durdurulmuştur. Farklı raporlarda Darién Geçidi'nin Orta ve Kuzey Amerika'ya hastalıklı sığırların yayılmasını önlediği yazılsa da, 1954'ten beridir bu bölgelerde şap hastalığı görülmemiştir ve ilginç bir şekilde 1970'lerden beridir bu durum gerekçe gösterilerek Darién Geçidi üzerinden bir yol geçmesi engellenmiştir. Embera-Wounaan ve Guna kabileleri de dahil olmak üzere 8000 kişiden oluşan beş kabilenin ileri gelenleri yapılacak yolun gıda kaynaklarını yok ederek kültürlerinin yok olmasına yol açabileceğini belirtmiştir.

Darién Geçidi'nden geçecek yola alternatif olarak, Kolombiya'daki Turbo veya Necoclí ile Panama'nın Karayip kıyısındaki çeşitli noktalar arasında bir feribot seferleri yapılabileceği düşünülmüştür. Geçmişte Crucero Express ve Ferry Xpress gibi feribot hizmetleri uzun yıllar boyunca bu bölgede hizmet vermiş olsa da, yeterince kazanamadıklarını düşündüklerinden seferleri askıya almıştır. Günümüzde bu konuda halen bir gelişme olmamıştır.

Son yıllarda köprü ve tünellerin birleştirilmesiyle oluşturulacak bir proje için çeşitli öneriler incelenmiştir. Çünkü bu tür bir yapının hem bölgede kesintisiz ulaşımı sağlayacağı hem de çevreye duyarlı alanlara zarar vermeyeceği düşünülmektedir.

Tarihi

Kolombiya Öncesi
Darién Geçidi'nde etkileyici höyükler, meydanlar, döşeli yollar, taş heykeller ve yeşim, altın ve seramik malzemelerden yapılmış eserlerin bulunduğu çok sayıda yer bulunur.

Şu anda günümüz Kolombiya'sının kuzeyinde ve Panama'nın Darién eyaletinde yaşayan Guna halkı İspanyol işgali sırasında İspanyollar ve diğer yerli gruplarla olan çatışmalar nedeniyle batıya doğru göç etmişlerdir. Göçten önce günümüzde Antioquia ve Caldas sınırlarına yakın olan Urabá bölgesinde yaşıyorlardı. Gunalar, İspanyol işgalinden yüzyıllar önce Orta Amerika'dan doğuya doğru hareket eden bir göç grubunun bir parçası olarak Güney Amerika'ya gelmişlerdir. Gunalar içlerinden verdikleri çeşitli göçleri diğer kabile reisleriyle olan çatışmalara ve özellikle de anakaradaki sıtma sivrisineklerinden kaçmaya bağlamaktadır.

Avrupalı Yerleşimleri
Vasco Núñez de Balboa ve Alonso de Ojeda, 1500 ve 1501 yıllarında Kolombiya kıyılarını keşfetmiştir. Zamanlarının büyük kısmını Urabá Körfezi'nde geçirmiş ve burada Guna halkıyla temas kurmuştur. Bölgesel sınır, en başta 1508 yılında Castilla de Oro ve Nueva Andalucía sömürge valiliklerini ayıran ve iki valilik arasındaki sınır olarak Atrato Nehri'ni seçen bir kraliyet kararnamesiyle belirlenmiştir.

Balboa, Karayip kıyıları boyunca seyahat ederken bölgede yaşayan yerel halkın "Güney Denizi"nden bahsettiklerini duymuş ve 25 Eylül 1513'te Pasifik Okyanusu'na ulaşmıştır.

1519'da Pasifik kıyısındaki küçük bir yerli köyünün yakınında Panama şehri kurulmuştur. İspanyolların bugünkü Peru topraklarına girmesinden sonra, burası çok önemli bir aktarma limanı ve idari merkez haline gelmiştir.

1671'de Galli korsan Henry Morgan, Panama Kıstağı'nı Karayip tarafından geçerek şehri yerle bir etmiştir. Bu olaydan sonra şehir birkaç kilometre batıya, küçük bir yarımadaya taşınmıştır. Eski şehrin kalıntıları Panamá Viejo olarak isimlendirilerek korunmuş, 1997'de UNESCO Dünya Mirası Alanı ilan edilmiştir.

1698'de İskoçya Krallığı, Darién planı olarak bilinen büyük bir planı hayata geçirmeye karar vermiştir. Plana göre Darién Geçidi'nin geçilmez toprakları işgal edilerek ehlileştirilecek ve burada bir yönetim kurulacaktı. Sonrasında ise burası tıpkı Panama Kanalı ve Panama Demiryolu gibi Atlantik ve Pasifik okyanusları arasında yapılan ticaret için bir geçit haline gelecekti. Saint Andrew, Caledonia, Unicorn, Dolphin ve Endeavour isimli beş gemiden oluşan ilk sefer 1200 kişiyle 14 Temmuz 1698'de Leith'ten yola çıkmıştır. Görevleri "Darién Körfezi'ne gitmek ve Darién Nehri'nin ağzının birkaç fersah rüzgar altı tarafındaki Altın Ada olarak adlandırılan adayı bulmak ve orada bir yerleşim yeri kurmak"tı. Filo, Madeira ve Batı Hint Adaları'na uğradıktan sonra 2 Kasım'da Darién kıyılarına ulaşmıştır. Yerleşimciler kurdukları bu yerleşime "Yeni Kaledonya" adını vermiştir.

Buradaki amaç koloninin Pasifik ve Atlantik okyanuslarını birbirine bağlayan bir kara yolu güzergahına sahip olmasıydı. Fakat bu planın başarıya ulaşması imkansızdı. Bu da kötü planlama, tedarik zincirindeki sorunlar, liderlik kavgaları, yanlış ticaret malları seçimi, yıkıcı salgın hastalıklar, Doğu Hindistan Şirketi'nin engelleme girişimleri ve İspanyol İmparatorluğu'nun askeri tepkisini öngörememe gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Nihayetinde İspanyol kuvvetleri yerleşimi ve limanı kuşatmış, bu yüzden de koloni Mart 1700'de terk edilmiştir.

Planı hayata geçiren İskoçya Şirketi, İskoçya'da dolaşan tüm paranın yaklaşık %20'si tarafından desteklendiği için koloninin başarısızlığı büyük bir mali yıkıma neden olmuştur. Bu dönemde yoğun şekilde yapılan İngiliz mali teşviklerinin, İskoçya'yı yönetenleri 1707'deki İngiltere ile birleşmeyi desteklemeye ikna etmede önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Bu görüşe göre Darién faciası nedeniyle neredeyse iflas eden İskoç toprak sahipleri ve zengin tüccarlar büyük bir gücün parçası olmanın en iyi yolunun İngiltere'nin uluslararası ticaretinin ve İngiliz denizaşırı topraklarının büyümesinin faydalarından yararlanmak olduğuna inanmış, bu nedenle de gelecekte İngiltere ile birlik içinde olmaları gerektiğini düşünmüşlerdir.

Panama'nın Bağımsızlığı

Panama'nın büyük bir kısmı, 1903'te Amerika Birleşik Devletleri'nin teşviki ve desteğiyle bağımsızlığını ilan edene kadar Kolombiya'ya bağlıydı. Darién'in coğrafi yapısı askerlerin geçişine izin vermediğinden Kolombiya için Panama Bölümü'nü savunmak ve kontrol etmek oldukça zordu.

Panama ve Kolombiya arasındaki mevcut sınır 20 Ağustos 1924'te Bogotá'da Panama Dışişleri Bakanı Nicolás Victoria ve Kolombiya Dışişleri Bakanı Jorge Vélez tarafından imzalanan Victoria-Vélez Antlaşması ile belirlenmiştir. Bu antlaşma 17 Ağustos 1925'te Milletler Cemiyeti Antlaşmalar Sicili'nde 814 numaralı resmi kayıt olarak tescil edilmiştir. Söz konusu sınır, 9 Haziran 1855 tarihli aynı Kolombiya yasasına dayanmaktadır.

Doğal Kaynaklar
Darién Geçidi'nde iki büyük milli park bulunmaktadır. Bunlardan biri Panama'daki Darién Milli Parkı, diğeri ise Kolombiya'daki Los Katíos Milli Parkı'dır. Darién Geçidi ormanları geniş bir sedir ve maun örtüsüne sahipti, ancak ağaçların büyük kısmı keresteciler tarafından kesilmiştir.

1980 yılında kurulan Panama'daki Darién Milli Parkı, Orta Amerika'nın en büyük milli parkı olup yaklaşık 5790 km2'lik bir alanı kaplamaktadır. Park, Pasifik kıyı şeridinin bir bölümünü ve komşu ülke Kolombiya ile olan sınırın neredeyse tamamını kapsamaktadır.

Copa Havayolları Uçuş 201
6 Haziran 1992'de, Panama City ile Kolombiya'nın Cali kenti arasında sefer yapan Copa Havayolları'na ait Boeing 737 tipi 201 sefer sayılı uçak, Darién Geçidi'nin üzerinden geçerken düşmüş ve uçaktaki 47 kişinin tamamı hayatını kaybetmiştir.

Maceracı Gezginler

Darién Geçidi üzerinden kıtalar arası seyahat etmek imkansız olmasa da oldukça zordur.

Geçit zorlu şartlara göre üretilmiş olan arazi araçlarıyla geçilebilir. Sömürgecilik faaliyetlerinin ardından Darién'e yapılan ilk keşif gezisi; Smithsonian Enstitüsü, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi ve Panama hükümeti de dahil olmak üzere birçok büyük sponsor tarafından desteklenen 1924-25 yıllarındaki Marsh Darién Keşif Gezisi'dir.

Geçitten geçen ilk araçlar iki adet Ford Model T otomobil olmuştur ve bu geçiş üç Brezilyalı tarafından gerçekleştirilmiştir. Üçlü, 1928'de Rio de Janeiro'dan yola çıkmış ve 1938'de Amerika Birleşik Devletleri'ne varmıştır. Yolculuğun amacı, 1923'te Şili'de düzenlenen Uluslararası Konferansın ardından Pan-Amerikan Otoyolu'na dikkat çekmekti. Üçlü grup Brezilya ordusundan teğmen Leonidas Borges de Oliveira, Brezilya hava kuvvetlerinden Francisco Lopez da Cruz ve genç bir tamirci olan Mário Fav'dan oluşuyordu. Nikaragua'da onları karşılayan Augusto Sandino'nun son fotoğrafı olduğu düşünülen fotoğrafı çekmişler ve Amerika Birleşik Devletleri'nde Henry Ford ve Franklin Roosevelt tarafından kabul edilmişlerdir.

Bir diğer geçiş ise 1959-60 Trans-Darién Seferi'nde bir adet Land Rover ve bir Jeep tarafından gerçekleştirilmiştir. 2 Şubat 1960'ta Panama'nın Chepo kentinden yola çıkan ekip, 136 gün boyunca saatte ortalama 201 metre hızla ilerleyerek 17 Haziran 1960'ta Kolombiya'nın Quibdó kentine ulaşmıştır.

Aralık 1960'ta maceracı Danny Liska Alaska'dan Arjantin'e motosikletle gitmeye kalkmış ve Panama'dan Kolombiya'ya Darién Geçidi üzerinden geçmeyi denemiştir. Panama City'ye geldiğinde ise motosikletini Medellin'e uçakla göndermeye ve oradan da tekne ve yaya olarak geçidi geçmeye karar vermiştir. Ancak Punta Arenas'taki gümrükten motosikleti geçiremeyince, orada bırakmak ve yaya olarak yolculuğuna devam etmek zorunda kalmıştır.

1961 yılında bir ekip üç adet 1961 model Chevrolet Corvair ve birkaç destek aracıyla Panama'dan yola çıkmış, 109 gün sonra, iki Corvair ile Kolombiya sınırına ulaşmıştır. Üçüncüsü Chevrolet Corvair'i ise ormanda terk etmek zorunda kalmışlardır.

1972'de, İngiliz Ordusu'ndan bir grup kaşif, iki adet Range Rover Classic SUV ile 96 günde geçidi aşmayı başarmıştır. Bu geçiş aslında çok daha büyük bir Pan-Amerika macerasının, Britanya Trans-Amerika Seferi'nin bir parçasıydı. Keşif ekibinin lideri, kaşif ve İngiliz Ordusu Albayı John Blashford-Snell'di. Araçlar Ordu Subayı Gavin Thompson ve sekiz Kraliyet Mühendisi tarafından denetlenmiş ve sürülmüştür. Arazinin zorluğu nedeniyle yolculuk yapmak imkansız hale gelince, diğer iki aracı desteklemesi için üçüncü bir araç olarak Land Rover Series II de ekibe eklenmiş ve önden giderek yol açmıştır. Yedi ay süren ve 27.494 kilometre uzunluğundaki yolculuk Alaska'da başlamış ve Arjantin'deki Tierra del Fuego'da sona ermiştir. Bu geçiş, kara araçlarıyla geçit üzerinden tek seferde Amerika kıtasında kuzeyden güneye doğru yapılan ilk geçiş olmuştur.

Geçidin tamamını tekerlekli bir araçla karadan geçebilen ilk kişi 1971 ile 1973 yılları arasında Cape Horn'dan Alaska'ya bisikletle giden İngiliz bisikletçi Ian Hibell olmuştur (önceki geçişlerin bazı kısımları tekneyle nehir üzerinden gerçekleşmiştir). Hibell, Kolombiya'daki Atrato Bataklığı da dahil olmak üzere karadan hiç kopmadan güney-kuzey rotasını izlemiştir.

Ed Culberson, Darién Geçidi de dahil olmak üzere Pan-Amerikan otoyolunun tüm güzergahını bir motosikletle (BMW R80G/S) geçen ilk kişi olmuştur.

Geçit üzerinde 1994'ten 1997'ye kadar Crucero Express tarafından feribot seferleri düzenlenmiştir.

Geçitten herhangi bir araç kullanılmadan, sadece yaya olarak yapılan birçok önemli geçiş olmuştur. Sebastian Snow, Tierra del Fuego'dan Kosta Rika'ya kesintisiz yürüme kararı aldıktan sonra 1975 yılında Wade Davis ile birlikte geçitten geçmiştir. Bu yolculuk, 1976 tarihli "The Rucksack Man" kitabında ve Wade Davis'in 1996 tarihli "One River" kitabında belgelenmiştir. 1981'de George Meegan da benzer bir yolculukla bu geçidi aşmayı başarmıştır. O da yolculuğuna Tierra del Fuego'dan başlamış, ancak yürüyüşünü Alaska'da tamamlamıştır. 1988 tarihinde kaleme aldığı "The Longest Walk" isimli biyografisinde 25 sayfada bu geçitte yaşadıklarını anlatmıştır.

1979'da vaiz Arthur Blessitt, 3,7 metrelik tahta bir haç taşıyarak bu geçidi aşmıştır. Bu yolculuk Guinness Dünya Rekorları tarafından "İsa için yapılan en uzun dünya turu"nun bir parçası olarak tescillenmiştir.

Darién Geçidi'nden yapılan geçişlerin çoğu Panama'dan Kolombiya'ya doğru olmuştur. Temmuz 1961'de üniversite öğrencileri Carl Adler, James Wirth ve Joseph Bellina, San Miguel Körfezi'nden Kolombiya yakınlarındaki Parita Körfezi'ndeki Puerto Obaldia'ya ve sonrasında San Blas Adaları'ndaki Mulatupu'ya geçmiştir. Darién'i geçerken izledikleri rota Tuira Nehri (La Palma ve El Real de Santa Maria), Río Chucunaque (Yaviza), Río Tuquesa ve Serranía del Darién şeklindedir ve yolculuk muz teknesi, kano ve yürüyerek yapılmıştır.

1985'te Project Drake, 1984'teki adı Project Raleigh'tir ve 1989'da Raleigh International adını alacaktır, 1985 yılında Darién kıyılarını bir uçtan diğer uca dolaşmayı hedefleyen bir keşif gezisine sponsor olmuştur.

1980'lerin başı ile 1990'ların ortası arasında İngiliz macera turizmi şirketi Encounter Overland, Darién Geçidi üzerinden Panama'dan Kolombiya'ya veya tam tersi yönde iki ila üç haftalık yürüyüş turları düzenlemiştir. Bu turlarda mevcut olan her türlü ulaşım aracı kullanılmış ve tura katılanlar kendi malzemelerini kendileri taşımıştır.

1990'larda Kolombiya'da yaşanan şiddet olayları nedeniyle Darién yağmur ormanlarının araçla ya da yürüyerek karadan ve nehir üzerinden (yani Panama'daki son yoldan Kolombiya'daki ilk yola kadar) geçilmesi çok daha tehlikeli hale gelmiştir. Katios Parkı'nın Kolombiya bölümünü içeren kısmı silahlı grupların kontrolüne geçmiştir. Kolombiyalı bu suçlular Panama'ya bile girerek bazı Panama orman köylerini ele geçirmiş ve köy sakinleriniz kaçırmış veya öldürmüştür.

Kuzeye Kaçan Göçmenler

Darién Geçidi aşılmaz olarak kabul edilse de, 21. yüzyılda özellikle 2010'larda Haitililer ve 2020'lerde Venezuelalılar olmak üzere binlerce göçmen, Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşmak için Darién Geçidi'nden geçmiştir. 2021'de bu sayı 130.000'i aşarken, 2023'te 520.000'e yükselmiş, ancak 2024'te 300.000'e düşmüştür. Eskiden bir hafta süren, daha organize edilmiş 2,5 günlük yolculuklar artık yapılamadığı için böyle bir düşüş yaşanmıştır. 2023'ün ilk sekiz ayında geçen 334.000 göçmenin %60'ı Venezuelalıydı ve bu durum Biden yönetimini Panama'nın göçmenleri sınır dışı etmesini sağlamak için dış yardım sağlamaya motive etmiştir.

Sık sık taşan nehirleri geçmeyi gerektiren bu göç yürüyüşü oldukça zorlu ve tehlikelidir. Geçit bölgesinde tecavüz ve soygun yaygındır ve yola çıkan çoğu kişi geçidi aşamadan ölmektedir. 2024 yılında bilinen 55 ölüm vakası yaşanmıştır, ancak muhtemel sayı çok daha fazladır. Ayrıca 180 çocuk terk edilmiş ve daha sonra çocuk bakım kurumları tarafından teslim alınmıştır. Bu çocuklardan bazıları ailelerinin ölmesi veya kaybolması nedeniyle, bazıları da yanlarında kimse olmadan seyahat ettikleri için kurumlara alınmıştır.

2013 yılına gelindiğinde Darién Kıstağı'nın doğu tarafındaki kıyı yolu, Turbo'dan Capurganá'ya motorlu tekneyle gidilmesi, kıyı boyunca gidilip Sapzurro'ya varılması, oradan da Panama'daki La Miel'e yürüyerek ulaşılması halinde nispeten güvenli hale gelmiştir. Darién'den geçen tüm iç kesim yolları ise halen son derece tehlikelidir. Haziran 2017'de CBS muhabiri Adam Yamaguchi, Darién üzerinden dokuz günlük bir yolculukla Kolombiya'dan Panama'ya mültecileri götüren kaçakçıları filme almıştır.

Afrika, Güney Asya, Orta Doğu, Karayipler ve Çin'den gelen insanların Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşmak için Darién Geçidi'ni kullandıkları bilinmektedir. Bu rota liberal vize politikasından yararlanmak için Ekvador'a uçmayı ve ardından geçidi yürüyerek geçmeyi içermektedir. 2023 yılında Çin'den kaçan insanlar, Darién Geçidi'ni yürüyerek geçme niyetiyle önce Ekvador'a, ardından Kolombiya'daki Necoclí'ye gitmiştir. 2023 yılında Darién Geçidi'ni geçen Çinlilerin sayısı her ay artmıştır.

Mart 2024'te Katolik piskoposlar göç krizini görüşmek üzere bir araya gelmiştir. Papalık'a bağlı yardım kuruluşu Aid to the Church in Need'e konuşan Panama Başpiskoposu José Domingo Ulloa durum hakkında şunları söylemiştir: "Darién Geçidi'nin ormanlık bölgesindeki gün geçtikçe büyüyen insani krize ve göçmenlerin karşı karşıya kaldığı korkunç koşullara karşı sesimizi yükseltmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Sayısız insan hayatını kaybediyor ve ölenlerin cesetleri bile bulunamıyor." Piskoposlar çaresiz insanların durumundan faydalanan insan kaçakçılarını eleştirmiş ve Papa Francis bu güzergahı "Çarmıh Yolu" olarak tanımlamıştır.

Eylül 2024'te gazeteci Caitlin Dickerson, The Atlantic için Darién Geçidi üzerinden gerçekleşen göçü konu alan bir haber hazırlamıştır.

21. Yüzyıldaki Rota

Kayıtları tutulmasa da, geçitte yapılan yolculuk sırasında birçok göçmenin hayatını kaybettiği bilinmektedir.

Yürüyüş parkuru yüksek bir dağı aşmayı gerektirmektedir. En az dört gün süren yürüyüş fiziksel durumu iyi olan bir kişi için bile zorlu bir mücadeledir. Yine de kucağında bebeği olan veya hamile kadınlar bile çaresizlik nedeniyle bu yola çıkmaktadır.

Darién Geçidi'nde yağan yağmurlar o anda uyuyan insanları ölüme sürükleyebilecek ani sellere neden olur. Geçit boyunca birçok nehir vardır ve hiçbirinde köprü yoktur. Geçit boyunca hiçbir hizmet mevcut değildir. Birkaç günlük yürüyüş için yeterli yiyecek, çadır ve su arıtma malzemesi şarttır. Yol boyunca sıklıkla göçmen cesetlerine rastlanmaktadır, ancak Panama'daki yetkililerin bulunan ceset sayısını olması gerekenden az raporladığı iddia edilmektedir. Geçitte tıbbi yardım alınabilecek bir yer bulunmaz. Hasta, yaralı veya bitkin düşmüş birini tahliye etmenin bir yolu yoktur. Bir bacağın kırılması ya da yaralanmak ölüm anlamına gelir. Ayrıca geçit içerisinde birçok zehirli böcek, yılan ve etobur hayvan vardır. Göçmenlerin çoğu soyulur veya tecavüze uğrar. Kolluk kuvvetleri bölgeye girmez ve cep telefonları çekmez.

Silahlı Mücadeleler

Darién Geçidi, Kolombiya hükümetine karşı isyan eden Kolombiya Marksist Devrimci Silahlı Kuvvetleri'nin (KMDSK) kontrolü altındaydı. KMDSK isyancıları sınırın hem Kolombiya hem de Panama tarafında mevcuttu.

Siyasi olmayan diğer kurbanlar arasında 1993'te Panama tarafında kaybolduktan sonra ölen üç Yeni Kabileler misyoneri de bulunmaktadır.

2003 yılında National Geographic Adventure dergisi için bölgeye giden Robert Young Pelton ve yol arkadaşları Mark Wedeven ve Megan Smaker, Kolombiya'nın aşırı sağcı paramiliter örgütü Birleşik Öz Savunma Kuvvetleri tarafından bir hafta boyunca rehin tutulmuş, bu olay büyük yankı uyandırmıştır.

Mayıs 2013'te İsveçli gezgin Jan Philip Braunisch, Kolombiya'nın Riosucio kasabasından ayrılıp Cuenca Cacarica üzerinden Panama'ya yaya olarak geçmeye çalışırken kaybolmuş, iki yıl sonra KMDSK mensupları onu yabancı bir casus zannederek öldürdüklerini itiraf etmiştir.
 
Eline sağlık. Uçak kazasında ölen 47 kişi o kazadan bir şekilde sağ çıksaydı bile öyle bir yerden kurtarılma olasılıkları çok düşüktü muhtemelen.
 
Korsanfan.com Her Hakkı Saklıdır. 2008-2023.
Tasarım Korsanfan V.6.0
Yukarı Çık